Türk Dünyası çalışmaları bilimsel ilgiyi giderek üzerine çeken bir konu başlığı görünümündedir. Bu ilginin arka planında yer alan başlıca dinamik olarak, Türkçe konuşan ülke ve topluluklar arasında 1991 yılından bugüne; iş birliği, yakınlaşma ve mobilitedeki sürekli artış gösterilebilir. Türk Cumhuriyetlerinin doğal kaynaklar bakımından zengin olması, aynı zamanda enerji ve ulaşım koridorları üzerinde yer almaları, 2020’deki İkinci Karabağ Savaşıyla Kafkasya’daki dengelerin değişmesi ve Türk Konseyi’nin 2021 yılında “Türk Devletleri Teşkilatı” adını alarak bir iş birliği örgütünden devletlerarası teşkilata geçiş süreci içine girmesi gibi gelişmeler de Türk Dünyası çalışmalarına ivme kazandırmaktadır. Bu arada bölgeye olan bilimsel ilgi bağlamında bazı jeopolitik tespit ve öngörülerin popülerleşmesinden de bahsedilebilir. Buna göre sanayi çağında Avrupa’nın yükselişine benzer bir şekilde bilgi çağında da Asya’nın yükselişi söz konusudur. Politik ve ekonomik güç kaynakları Asya jeopolitiğine kaymakta ve bu süreç güçlenerek devam etmektedir. Asya’nın 2050’li yıllarda eski merkezi konumuna tekrar ulaşacağını gündeme taşıyan bu tarz analiz ve öngörüler Orta Asya’ya yönelik akademik ilgiyi de teşvik edici niteliktedir.
Bu kitap bahsedilen arka planın ışığı altında, titiz bir ön çalışmayla belirlenen boşluk doldurucu parametreler ve süreç analizleriyle Türk Dünyasına yönelik özgün bir eser oluşturma hedefinin ürünüdür. Bu doğrultuda; karşılaştırmalı analizlerle ülke kapasitelerini belirleme çabası, Türk Dünyasına sorunlar penceresinden bakma ve yine Türk Dünyasını topluluk, özerk bölge ve ülke kesitlerinden hareketle somutlaştırma gibi üç temel bakış açısı esere hâkimdir. Karşılaştırmalı analizlerle ülke kapasitelerini somutlaştırma; sürdürülebilir kalkınma potansiyeli, ulaşım sistemleri, bilimsel performans, siyasal sistemdeki evrim, eğitim sistemi ve değerler eğitimi gibi parametreler dâhilinde gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Türk Dünyasını etkileyen krizler ise; başlıca kriz konumunda olan Karabağ ve güncel kriz olan Rusya-Ukrayna Savaşına yönelik analizlerle ele alınmıştır. Türk Dünyasındaki otuz yıllık sürece topluluk, özerk bölge ve ülke ölçeklerinden hareketle göz atma ise; Gürcistan, Tataristan ve Özbekistan örnekleri üzerinden gerçekleştirilmiştir.